Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Site Template -- Geneology






.

Anasayfa

Ekonomi

Yazarlar

Spor

Aktuel

Gazeteler

Arsiv

  



Taylor hastanede



İki hafta önce geçirdiği trafik kazası sonucu hastaneye kaldırılan dünyaca ünlü model Nikki Taylor'un sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
Emniyet kemerini takılı olduğu anlaşılan ve hafif yaralı olarak hastaneye kaldırılan Taylor'ın daha sonra karaciğerinde ve karın bölgesinde ciddi yaralanmalara rastlandı ve ameliyata alındı.
13 yaşında modellik kariyerine başlayan Florida'lı Taylor, Vogue, Elle, Allure ve Marie Claire gibi dünyaca ünlü moda dergilerine kapak olmuştu.

"Uche’yi hâlâ unutamadım"



Tülin Şahin, eski sevgilisi Fenerbahçeli Uche’yi yadetti. Bir terlik firmasının tanıtımında modellik yapan Şahin, eski sevgilisiyle yeniden aşk yaşadığı söylentisine, insanların Uche ile kendisini birbirlerine yakıştırmasının yol açtığını ileri sürdü. Yine de siyahi futbolcuyu unutamadığını söyleyen Şahin, "Uche’yle aşkımız uzun sürdü. Seviyeli bir ilişkiydi ama bitti. İnsanın müthiş bir sevgi beslediği birini pat diye unutması mümkün olmuyor" dedi.

Avşar’dan ‘hipnoz’ ifadesi



SANATÇI Hülya Avşar, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün, programında toplumun psikolojik yapısını bozduğu, sağlığa zararlı hipnoz yaptırdığı şikayeti üzerine hakkında açılan davayla ilgili olarak İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nde ifade verdi.
AVŞAR’IN şov programında ‘toplumun ruh sağlığına zarar verdiği’ ileri sürülmüştü. Avşar, kendisinin sadece programda sunucu olduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın hipnozla ilgili yazısının tebliğ edilmesinden önce, programdaki hipnoz uygulamasından vazgeçildiğini belirtti.

Son motivasyon



Kadir İnanır şimdi Deniz Akkaya'nın cebini mesaj yağmuruna tutuyor...


Buket Saygı ile 'Mesajlı taciz' davası süredursun, Kadir Abi mankenleri cep mesajıyla motive etme alışkanlığından vazgeçmiyor... Ünlü aktörün motivasyon alanındaki son dilber, podyumların çarpıcı ismi Deniz Akkaya... Kadir İnanır ile Deniz'in tanışmaları, bir röportaj vesilesiyle gerçekleşmiş... Kadir Abi, bağlı olduğu gazetenin eki için kendisiyle söyleşi yapan Deniz'i pek sevmiş... Sonra birlikte yemek yemişler... Gülüp, eğlenip, sohbet edip hoşça vakit geçirmişler...

Kadir İnanır, Deniz'den ayrıldıktan sonra, onunla ilgili fikirlerini mesaj yoluyla dile getirmeye başlamış... Kendisini çok sevimli ve başarılı bulduğunu, bu çizgide devam etmesi gerektiğini vurgulamış... Deniz de bu övgülere, yine mesaj yoluyla teşekkür etmiş... Bakalım, bu karşılıklı 'Mesajlaşma'nın sonu nereye varacak?..

Beni, aşk güzelleştirdi



Nurseli İdiz, meslektaşı Kazım Akşar ile yaşadığı mutlu beraberliğin, fiziğini de olumlu yönde etkilediğini söylüyor...


Fazla kilolarından kurtularak gençleşen ve güzelleşen Nurseli İdiz, forma girişini sadece yaptığı sıkı rejime değil, yaşadığı mutlu aşka da bağlıyor... Bilindiği gibi, Nurseli İdiz konservatuvardan da arkadaşı olan Kazım Akşar ile uzun süredir son derecede uyumlu bir beraberlik sürdürüyor...

Ünlü oyuncu, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışa dayalı bu beraberlik sayesinde öncelikle iç huzura kavuştuğunu; bu huzurun da giderek fizyonomisine yansıdığını vurguluyor... Nurseli İdiz şu günlerde özel bir televizyon kanalı için çekilen 'Baldız Geliyorum Demez' adlı güldürü ağırlıklı dizide alımlı, akıllı ve dul bir baldızı canlandırıyor...

Kızdıkça başarıyor



Tyra Banks hırslandıkça yükseliyor: "Mesleğime ilk kez başladığımda çevremdekiler başarılı bir model olamayacağımı söylediler. Çünkü onlara göre zenci olmak buna en büyük engeldi. Kısa süre sonra top modeldim. Bu kez de top modelsin, başarılı bir oyuncu olamazsın dediler. Ardından "Coyote Ugly" de kamera karşısına geçtim ve eleştirmenlerden tam not aldım."

OLMAZSA OLMAZ....
VİTAMİNLER



A vitamini: Normal büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimi, görme için gereklidir. Eksikliğinde körlüğe kadar gidebilen gece körlüğü, infeksiyonlara karşı direncin azalması, deri lezyonları ve büyüme-gelişme ile ilgili problemler gözlenir.

D vitamini: Sağlıklı kemikler için gereklidir. Vücutta kalsiyum ve fosfor dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Eksikliğinde kemiklerde yumuşama ve deformasyon meydana gelir.

B1 vitamini: Karbonhidrat metabolizmasında görev alan B1 vitamini, sinir siteminin işlevini sürdürmesi için önemlidir. Eksikliği sinir ve kalp dolaşım sistemi bozukluklarına yol açabilir.

B2 vitamini: Hücre işlevleri için gereklidir. Enerji oluşumu ve büyümede rol alır. Eksikliğinde ağız, göz ve ciltte bozukluklar gözlenir. Nikotinamid Yağ, karbonhidrat metabolizmasında ve hücre solunumunda ko-enzim olarak görev alır. Eksikliğinde sinir ve sindirim sistemi bozuklukları ve çeşitli deri hastalıkları ile seyreden Beriberi hastalığı görülebilir.

B6 vitamini: Aminoasit, karbonhidrat ve yağ metabolizmasında görev alır. Sinir sistemi için de önemlidir. Eksikliğinde cilt ve sinir hastalıkları görülür.

B12 vitamini: DNA sentezinde görev alır. Protein metabolizmasında, hücrelerin büyümesi ve çoğalmasında önemli rolü vardır. — Özellikle kemik iliği ve kırmızı kan hücrelerinin işlevi için gereklidir. Eksikliği kansızlık ve sinirsel dejenerasyona yol açar.

C vitamini: Kollajen, kemik ve diş sağlığı için önemlidir. Metabolik süreçlerin çoğuna katılır ve bağışıklık sistemini destekler. Eksikliğinde vücut direncinin azalması, kemik ve eklem hastalıkları, deri ve dişetlerinde kanamalar ve yara iyileşmesinin gecikmesi gibi bulgular ortaya çıkar. Kalsiyum Karbonhidrat, yağ ve steroid sentezinde yer alır. Normal epitel işlevleri için gereklidir. Eksikliğinde kilo kaybı, deri hastalıkları, halsizlik ve uyku bozuklukları, kas krampları oluşabilir.

MİNERALLER

Demir: Hemoglobinin yapısında yer alan demir, oksijenin dokulara taşınması ve hücre solunumu için çok önemlidir. Eksikliğinde kansızlık ortaya çıkar.

İyot: Tiroid hormonunun yapımı için gereklidir. Tiroid hormonu hücre metabolizması ve dolayısıyla fiziksel ve zihinsel gelişme, sinir ve kas dokusu işlevleri, dolaşımda rol oynar. Yeterli miktarda alınmazsa guatr yani tiroid bezinde büyüme meydana gelir.

Kalsiyum: Kemik ve diş sağlığı için önemlidir. Kanın pıhtılaşmasında rol alır. Eksikliğinde kemik yapı bozuklukları ve sinir dokularında aşırı duyarlılık görülür. Bakır Merkezi sinir sisteminin düzenli işlemesinde ve demir metabolizmasında rol alır. Eksikliğinde kansızlık görülür.

Magnezyum: Normal kemik yapımı, sinir ve kas işlevleri için gereklidir. Eksikliğinde konvülsiyonlar, depresyon, deliryum, merkezi sinir sistemi uyarılmasında artış ve kasılmalar olabilir.

Manganez: Kıkırdak dokusu, steroid sentezi, ve glukoz kullanımı için gereklidir. Eksikliğinde anormal kemik ve kıkırdak oluşumu, glukoz toleransında bozulma ve büyümede gecikme oluşabilir.

Potasyum: Sodyum ile birlikte vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunmasını sağlar. Eksikliğinde kas zayıflığı, sinirsel duyarlılık, kalp atışında düzensizlik görülür.


MINERALLER

Doğada bulunan bütün minerallerin vücudumuzda da vardır. Bu, onların ne kadar önemli ve sürekli edinilmesi gereken maddeler olduğunu gösterir. Mineraller sağlıklı yaşam için gereklidir. Onlar olmadan vücut yaşaması için gerekli fonksiyonları sağlıklı bir şekilde sürdüremez. Mineraller vücudun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddelerdir. Sağlığımız için çok önemli olan 15'ten fazla sayıda mineral vardır. Mineraller çoğunlukla vitaminlerle birlikte çalışarak vitaminlerin en fazla ihtiyaç duyulan bölgeye ulaşmalarını sağlarlar. Vitaminler de mineraller için aynı şekilde çalışır. Hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller aynı zamanda kan basıncı, kalp ritmi, kas fonksiyonları, vücuttaki sıvı dengesinin muhafazası, üreme ve daha pek çok fonksiyonda önemli rol oynarlar. Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, mineral kaybı ve eksikliği sağlığımızı direkt olarak etkiler.

Kalsiyum Sağlıklı vücut yapısı için gerekli önemli minerallerden biridir. Bu mineral büyük oranda vücudumuzdaki kemiklerde bulunur. Eksikliği yüksek oranlara vardığında diş ve sırtta ağrılar, kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılma görülür. Vücuttaki kalsiyum miktarı sadece kemikler için önemli değildir. Aynı zamanda vücuttaki bütün fonksiyonlarda görev alır. Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gerekli olan bir mineraldir. Stres,egzersiz yetersizliği, aspirin, mineral yağ, fazla yağ alımı ve diğer faktörler nedeniyle vücuttaki kalsiyum miktarı azalır.

Bakır Karaciğerde depolanan önemli minerallerden biridir. Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati komponentidir. Hemoglobine bağlı demirin korunması ve Vitamin C'nin kullanımı için gereklidir. Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı önemlidir.

Krom Vücuttaki basit şekerin parçalanmasında rol oynar. İnsülin oluşumuna, kandaki şeker ve kolesterol düzeyinin kontrolüne yardım eder. Krom; vücuttaki enzim ve hormonlar için çok önemlidir.

İyod Tiroid bezlerinin içeriğinde yer alır. Tiroid ve tiroid kontrol mekanizmasında, zihinsel fonksiyonlarda, enerji ve kilo almada önemli bir rol oynar.

Demir Vücut için gerekli minerallerden biridir. Hemoglobin (kırmızı kan hücresi), miyoglobin (kas pigmenti) ve enzim üretimi için gereklidir. Vücuttaki demirin sadece yüzde 8'i kan damarlarından gelir. Demir vücutta büyümeye yardım eder,yorgunluğa karşı ve hastalıklardan korunmada kullanılır. Demir özellikle kadınlar için daha önemlidir. Çünkü kadınlar 1 ay içinde erkeklerin kaybettiklerinden 2 kat daha çok miktarda demir kaybederler. Bugün demir kadınlarda eksikliği en çok görülen mineraldir. Ayrıca demir, vücuttaki B grubu vitaminlerinin kullanımını arttırır.

Magnezyum Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan mineraldir. Sakinleşmeye yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak bilinir. Magnezyum kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir rol alır. Bu hayati mineral vücudumuzun Vitamin C, kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyumu daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyum sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin rahatlığı için gereklidir.

Fosfor Sadece fizyolojik kimyasal reaksiyonlarda yer almakla kalmaz, aynı zamanda vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik ve diş yapısı, kalp düzeni ve normal böbrek fonksiyonları için gereklidir.

Potasyum Hayati minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun yüzde 98'i hücre duvarlarının içinde bulunur. Potasyum, sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları iletmesidir. Beyne oksijenin gönderilmesi beyin için önemlidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır.

Selenyum Vitamin E ile birlikte antioksidan ve hücre koruyucusu olarak çalışır. Erken yaşlanma ve dokuların oksidasyon nedeniyle zarar görmesini engeller. Erkeklerin selenyuma kadınlardan daha çok ihtiyaç duydukları düşünülür. Erkeklerde bulunan selenyumun yarısı üreme sisteminde bulunur. Selenyum dokuların elastikiyetinin korunması için önemlidir.

Sodyum Bu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamak ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum yüksek kan basıncına katkıda bulunur.

Kükürt Sağlıklı saç,cilt ve tırnaklar için gereklidir. Oksijen dengesinin muhafazasına yardımcı olur,bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir. Sülfür aynı zamanda B-grubu vitaminlerinin işlevlerini yerine getirmesine ve karaciğerde safranın salgılanmasına yardımcı olur.

Çinko Bu esansiyel mineral vücutta herşey için gereklidir. Vücudun sağlıklı bir yapıda tutulması için herşeyi harekete geçiren bir kıvılcım gibi çalışır. Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir. Vücuttaki her hücrede Çinko vardır. Zihinsel fonksiyonlarda,vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda,kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin muhafazasında önemli roller üstlenir. Bu mineralin varlığına ihtiyaç duyan organlar; kalp,beyin ve üreme sistemidir. Yemeklerin pişirilme yöntemleri,stres, diüretiklerin kullanımı,alkol alımı ve diğer faktörlerle vücuttaki çinko oranı azalır.


Saç Dökülmesi ve Önlenmesi



Dökülme problemine geçmeden önce dilerseniz öncelikle saç kökünü tanıyalım. Saç kökü kanla beslenir. Kılcal damarlar yardımıyla saç köküne ulaşan kan, burada hücrelere dönüştürülür ve bu hücreler saç derisine doğru yaklaştıkça uzayıp saçı meydana getirirler. Bir saç teli doğumundan ölümüne kadar 3 evreden geçer: 1) Anajen evresi 2) Katajen evresi 3) Telojen evresi...
Anajen evresinde saç kökü ortalama 4 yıl boyunca hiç durmadan saç yani keratin üretir. 4 senenin sonunda keratin üretimi yavaşlayarak durur ve 1 aylık dinlenme evresine girer. İşte bu evreye de Katajen evresi deriz. Saç kökü yeterince dinlendikten sonra tekrar eski hızına kavuşur ve tekrar keratin üretmeye başlar ve bu evre de telojen evresidir. Saç kökü toplam 5 ay sonra eski hızına kavuşmuştur. Keratin üreterek yeni saçı oluşturur. Eski saç yeni saçı dışarı doğru itmeye başlar. Sonuçta eski saç dökülür ve yerine yeni saç doğar.

İlginç olan her bir saç kökümüzün 25 kez bu evreleri tekrarlanmaya programlanmış olmasıdır. Eğer her saç kökü 4 yılda bir saç üretiyor ve bunu 25 kez tekrarlayabiliyorsa o halde bizim 25*4=100 yıl boyunca saçlarımızın sürekli olarak çıkması gerekir.

Ancak bu mükemmel işleyişi bozan bir takım etkenler vardır: genetik nedenler, stres, uykusuzluk veya yorgunluk, yeterli su içmeme, yetersiz beslenme veya rejim, hastalık veya ilaç kullanma, hamilelik veya doğum, mevsim değişiklikleri, bakteri ve mantarlar...

Ancak günümüzde yaşanan dökülmenin başlıca nedeni vücut tarafından fazla salgılanan testerojen hormonundan kaynaklanmaktadır. Testerojen hormonu, saç köklerine kılcal damarlar vasıtasıyla yerleşip birikir ve saçın etrafını saran ve saç kökünün koruyucusu olan kolajen hücrelerinin sertleşmelerine neden olur. Sertleşen kolajen hücreleri hem saç kökünü boğar hem de kılcal damarların yolunu keserek saçın besin kaynağı olan kanın saç köklerine ulaşmasını engeller. Yeterince beslenemeyen saç kökü zamanla tembelleşir. 4 yılda bir dinlenmesi gerekirken az çalışıp çok dinlenmeye başlar; 25 kez tekrarladığı 4 yıllık evreyi daha çabuk tüketir ve saç kaybı sürekli olarak artar.

Kullandığınız her hangi bir şampuan veya bakım ürünü saçlarınızın dökülme nedeni olamayacağı gibi saçları kazıtmak da saçlarınızın güçlenmesi için bir çözüm değildir.

Çözüm, saçın dökülme nedenlerini ortadan kaldırmak veya bu nedenleri mümkün olduğunca azaltmaktır. Kérastase' da faklı dökülme problemleri için farklı çözümler mevcut. Ancak bu ürünlerin kullanımını çok ciddi tutmak gerekiyor. Düzenli bir şekilde uygulamayacağınız bir küre asla başlamamanız ilk tavsiye... İkincisi ise kullanım şekillerine sonuna kadar uymalısınız.

1) Önleyici Saç Banyosu: Dökülme problemi yaşayan herkesin ilk olarak uygulaması gereken saç banyosudur. Saçları, varsa bakteri ve mantarlardan arındırdığı gibi saç kökünün normal ritmine kavuşmasını sağlar. (4*25=100)

2) Aminexil 10' luk: Az yoğun veya mevsimsel dökülmeler içindir. Saç kökünün etrafında biriken fazla kolajen hücrelerini sağlıklı hale getirir. 2 kutu kullanılır, ve 2 günde 1 uygulanır. Akşamları yatmadan önce Önleyici Saç Banyosu ile saçlar yıkandıktan sonra nemi alınır ve avuç içleri ile saç derisine hafif bir masaj yapıldıktan sonra ürün, saç derisine eşit miktarda yedirilir. Daha sonra tekrar masaj yapılır ve durulanmaz. 2 kutu bittikten sonra 6 ay boyunca bir daha Aminexil kullanılmaz. Küre Vitamin PP ile devam edilir.

3) Aminexil 42' lik: Çok yoğun veya aşırı dökülmeler içindir. Saç kökünün etrafında biriken fazla kolajen hücrelerini sağlıklı hale getirir. 1kutu kullanılır, ve hergün uygulanır. Akşamları yatmadan önce Önleyici Saç Banyosu ile saçlar yıkandıktan sonra nemi alınır ve avuç içleri ile saç derisine hafif bir masaj yapıldıktan sonra ürün, saç derisine eşit miktarda yedirilir. Daha sonra tekrar masaj yapılır ve durulanmaz. 1 kutu bittikten sonra 6 ay boyunca bir daha Aminexil kullanılmaz. Küre Vitamin PP ile devam edilir.

4) Vitamin PP : Aminexil' den sonra çıkan bebek saçına benzeyen ve beslenmeye ihtiyacı olan saçları içerdiği B3 ve C vitaminleri ile besleyerek güçlendirir ve tekrar dökülmelerini önler. Aminexil kürünü takiben 1 kutu kullanılır. Akşamları yatmadan önce Önleyici Saç Banyosu ile saçlar yıkandıktan sonra nemi alınır ve avuç içleri ile saç derisine hafif bir masaj yapıldıktan sonra ürün, saç derisine eşit miktarda yedirilir. Daha sonra tekrar masaj yapılır ve durulanmaz. İlk 2 hafta boyunca haftada 3, sonraki 2 hafta boyunca haftada 2 ve son iki hafta boyunca haftada 1 olmak üzere toplam 1 kutu kullanılır.

Hamilelikte ise destek olarak ilk 2 hafta boyunca haftada 2 ve sonraki iki hafta boyunca da haftada 1 ampul kullanılır.

5) Etkinleştirici 7: Erkeklere özel bir üründür. Aminexil ile birlikte kullanılır. Ancak sabahları kullanılır. İlk dökülme sinyalleri ortaya çıktığında kullanmaya başlamalıdır. Erkeklerdeki dökülmenin en önemli nedeni olan testerojen hormonunun saç köklerindeki uyuşturucu etkisini ortadan kaldırır. Temiz, ıslak veya kuru saça 4-5 damla ürün masaj yardımıyla yedirilir ve durulanmaz.

Kadın ve depresyon



Günümüzde psikiyatrik bozukluklar arasında belki de en çok adı geçen ve tanınanı depresyondur. Onu sadece yaşamları boyunca kadınların %10-25 gibi yüksek bir oranını etkilediği için değil, ölümle biten intihar girişimlerine dek uzanan ürkütücü sonuçlarından dolayı da tanıyoruz.
Depresyon;
keyifsiz, hüzünlü, mutsuz, ağlamaklı ruh hali,

sevilerek ve ilgiyle yapılan aktivitelere yönelik hevesin azalması, onlardan eskisi gibi

zevk alamama,

iştahsızlık, kilo kaybı veya çok fazla yeme,

uykusuzluk veya aşırı uyku,

çoğu zaman başkaları tarafından da gözlenebilen huzursuzluk veya aşırı ağırlaşma hali,

hareketleri sürdürmede yavaşlama,

bitkinlik ve enerji kaybı,

kendini değersiz bulma, sıkça eleştirme, gereksiz yere suçlama, v dikkat toplamada güçlük, kararsızlık,

ölüm isteği ('ölsem de kurtulsam') veya kendini öldürme planları yapma, intihar girişiminde bulunma gibi bir dizi belirtiyi kapsar.

Depresyon belirtilerinin bazıları (örneğin keyifsizlik, ilgi azalması veya dikkat dağınıklığı gibi) kısa süreli ve hafif düzeyde yaşanabilir. Bunlar yaşadığmız hayal kırıklıkları veya kayıplar sonrasında beklenebilir tepkilerdir. Ancak sayıca fazla, yoğun ve iki haftadan uzun süren belirtiler daha dikkatli yorumu ve psikiyarik değerlendirmeyi gerektirir.

Depresyon kronikleşme ve tekrarlama olasılığı olan, ancak tedavi edilebilir bir ruhsal bozukluktur. Tedavi biçimine (ayaktan ya da hastaneye yatarak, ilaç ya da ilaç dışı tedaviler gibi) psikiyatri uzmanı karar verir. Erken girişimlerin hastalığın sonucunu olumlu yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.

Sigara kadını vuruyor



Sigara içen kadınlarda mesane kanseri riski, erkeklere oranla yüksek bulundu.
Güney California Üniversitesi Keck Tıp Okulu ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde yapılan araştırmalarda, sigara içenlerde mesane kanseri riskinin sigara içmeyenlere göre iki buçuk kat fazla olduğu saptandı.
Araştırmanın sonucunu sürpriz olarak karşılayan bilim adamları, şimdiye kadar mesane kanserini erkek hastalığı olarak bildiklerini söylediler.
Yeni saptanan tüm kanser vakaları arasında, erkeklerde görülen mesane kanseri vakaları oranının yüzde 6, kadınlarda ise bu oranın yüzde 2 olduğu belirtildi.
ABD'de 53 bin 200 kişinin mesane kanserine yakalandığını açıklayan Amerikan Kanser Birliği, geçen yıl 12 bin 200 kişinin bu kanser türünden öldüğünü bildirdi.
Bilim adamlarına göre, mesane kanseri vakalarının yarısı sigaradan kaynaklanıyor. Mesane kanseri riskinde sigaranın etkisi, günde içilen sigara sayısı ve sigaranın içildiği süreyle orantılı olarak artıyor. Günde 40 sigara içen ve 40 yıl sigara tiryakisi olarak yaşayan kadınlarda, mesane kanseri riskinin erkeklere göre iki kat daha fazla olduğu saptandı.
Sigara içen kadınlarda mesane kanseri riski ise, sigara içmeyen kadınlara göre 11 kat yüksek bulundu. Sigaranın içinde bulunan arylamines maddesinin mesane kanseri riskini artırdığını belirten araştırmacılar, erkek tiryakiyle aynı oranda sigara içen kadınların kanında bu maddeyi daha fazla saptadı.

Diyet, göğüs kanseri riskini azaltıyor



Polonyalı bilimadamları, meyve ve liflerle zenginleştirilen diyet beslenmesi ve egzersizin meme kanseri riskini azalttığını belirtiyor

Bilimsel bir çalışma yürüten araştırmacılar, kadınlarda az kalorili diyet beslenmesinin ve egzersizin meme kanseri riskini azalttığını açıkladı.
Polonya Krakow'da bulunan Kamu Sağlığı Enstitüsü uzmanlarının araştırmasınada, sebze, meyve ve liflerle zenginleştirilen bir beslenme diyetinin, kadınları daha sağlıklı ve formda kılacağı belirtildi.
Araştırmada, diyet ve enerjinin meme kanserinde önemli bir rol oynayan östrojen ve progesteron hormonlarının konsantrasyonuyla bağlantılı olduğunun görüldüğü belirtildi.
İngiliz tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Leh araştırmacı Grazyna Jasienska, meme kanseri riskinin kadınların yaşam biçimiyle değişebileceğini söyledi.
Jasienska, fiziksel aktivitedeki artışla düşük kalorili beslenmenin progesteron ve östrojen konsantrasyonunu düşürerek meme kanseri riskini azaltabileceğini kaydetti.

Yüksek topuklar, dizlere zararlı



Yüksek ve geniş topuklu ayakkabılar, kadınların dizinde eklem iltihabına neden oluyor

Amerikalı bilim adamları, yüksek ve geniş topuklu ayakkabıların, kadınların dizlerinde eklem iltihabına neden olduğunu ileri sürdüler.
Lancet tıp dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, yüksek ve ince topuklu ayakkabı giyen kadınlarda diz iltihabı oluşma riski daha az.
Araştırmada, yüksek ve geniş topuklu ayakkabının yüzde 26, yüksek ve ince topuklu ayakkabının da yüzde 22 oranında dize baskı yaptığı belirtildi.
Araştırma sonuçlarının, aynı boyda 20 sağlıklı kadın üzerinde yapılan incelemelere dayandığı kaydedildi.

Yıkanırken hastalanmayın...



Banyo küveti ihmale gelmez. İyi dezenfekte edilmeyen küvetler kulak ve deri enfeksiyonuna yolaçabilir

ABD'de yapılan bir araştırma, iyi dezenfekte edilmemiş banyo küvetlerinin, deri ve kulak enfeksiyonuna neden olduğunu ortaya koydu.
Hastalıkları Kontrol ve Korunma Merkezi yetkilileri, Colorado eyaletindeki bir otelde yapılan doğum günü partisinde, 15 çocuk ve yetişkinde ''Pseudonomas aeruginosa'' bakterisi yüzünden deri ve kulak enfeksiyonu görüldüğünü açıkladı. Bu kişilerin, otelde banyo küvetinin iyi dezenfekte edilmemesi nedeniyle enfeksiyon kaptıkları kaydedildi.
Araştırmacılar, sıcak suda klorinin dağıldığını ve etkisinin azaldığını, bu yüzden yeterli miktarda klorin ile dezenfekte edilmemiş banyo küvetlerinin bakteri yuvasına dönüşebildiğini açıkladı.