Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Site Template -- Geneology






.

Anasayfa

Ekonomi

Yazarlar

Spor

Aktuel

Gazeteler

Arsiv

  



Yılın sürpriz transferi



Baliç, Sergen'in sevgilisi Aslı ile Bodrum'a tatile gitti. Terk edilen Sergen, öfkeden küplere bindi...

Transfer piyasasına dün büyük bir bomba düştü. Fenerbahçe ile yollarını ayıran Baliç, Trabzon'dan kopan Sergen'den, sevgilisi Aslı'yı aldı. Transfer Sergen'in rızası ile gerçekleşmedi... Sergen, Aslı ile uzun zamandır beraberdi... Diğer ilişkilerinin aksine, Aslı ile beraberliğini gözlerden uzak yaşıyordu. Hatta bu uğurda, birlikte fotoğraflarını çeken star muhabirine saldırıp başını belaya bile sokmuştu... Ancak, Sergen'in Trabzon'a gitmesi ilişkiyi zedeledi. Ve Aslı, bir telefonla Sergen'i terk etti.



Sergen ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, Aslı'nın Baliç ile Bodrum'da olduğu haberi geldi. Öfkeden delirdi. Aslı'yı aradı; ulaşamadı. Aslı'nın yakın arkadaşlarını aradı: 'Ona söyleyin Bodrum'a geliyorum. İkisine de dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim' diye tehdit savurdu. Ama transferi bozamadı. Baliç ile Aslı, gündüz Bodrum'un ünlü 'beach'lerinde güneşleniyor, gece bar bar geziyor. Her ikisi de mutlu görünüyor. Sergen ise, takımsız ve sevgilisiz kalmanın hüznünü yaşıyor...

Sergen ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, Aslı'nın Baliç ile Bodrum'da olduğu haberi geldi. Öfkeden delirdi. Aslı'yı aradı; ulaşamadı. Aslı'nın yakın arkadaşlarını aradı: 'Ona söyleyin Bodrum'a geliyorum. İkisine de dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim' diye tehdit savurdu. Ama transferi bozamadı. Baliç ile Aslı, gündüz Bodrum'un ünlü 'beach'lerinde güneşleniyor, gece bar bar geziyor. Her ikisi de mutlu görünüyor. Sergen ise, takımsız ve sevgilisiz kalmanın hüznünü yaşıyor...
ABANOZ İSTİFA ETTİ...



Sadettin Tantan'a yakınlığıyla bilinen İstanbul Emniyet Müdürü Kazım Abanoz görevinden istifa etti. Hakkında görevden alınacak haberlerinin çıkmasının ardından bugün istifasını açıklayan Abanoz, bu kararını Tantan'a danışarak aldı. Abanoz'un yakınlarına, "Beni bu göreve Tantan getirdi. Onun görevden alınması bir güvensizlik olarak algılandı. Beni göreve getiren bakana karşı güvensizlik varsa bu bizi de etkiler. Birlikte geldik birlikte gidiyoruz" dediği ifade ediliyor.

BAYKAL DA TANTAN'A SAHİP ÇIKTI



CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan`ın, dürüst ve inançlı bir şekilde yolsuzlukların üzerine gittiğini belirterek, ``Sadettin Tantan, siyasetçi de yolsuzlukların hesabını versin dediği için görevden uzaklaştırıldı`` diye konuştu.
Baykal, Düzce`nin Kaynaşlı İlçesi`ne gelişinde, partililer tarafından çiçeklerle karşılandı. Belediye Parkı`nda vatandaşlara hitap eden Baykal, ``Hemşeriniz olan Sadettin Tantan niye uzaklaştırıldı? Dürüst ve inançlı bir şekilde yolsuzlukların üzerine gidiyordu. Siyasetçi de yolsuzlukların hesabını versin dediği için bu görevden uzaklaştırıldı`` diye konuştu.
Baykal, Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve TEAŞ Genel Müdürü`nün tutuklu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
``Enerji Bakanlığı Türkiye`nin en fazla yatırım yapan bakanlığı. Yeni gelen Enerji Bakanı`na Yargıtay Başsavcısı diyor ki; Müsaade edin, müsteşar hakkında soruşturma açalım. Müsteşar hakkında soruşturma açılamıyor, olayı araştırmak için bir komisyon kuruluyor. Biz olsaydık bunun hesabını mutlaka sorardık.

``Meclis, 15 gün önce eski Enerji Bakanı hakkında soruşturmaya gerek duymadığına karar verdi. Baktılar ki, enerji operasyonu zirvedeki insanlara da dayanacak, zirvedekilerin yakınlarına ulaşacak. Bu aşamada bir partinin genel başkanı, yolsuzlukların üzerine giden kendi bakanına tahammül edemedi. Bu bakanı ile gurur duyması gerekirken, bu bakanı bu noktaya getirdi.

ŞANKAYA'DA TUTUKLANDI



Bursa Emniyet Müdürlüğü`nce düzenlenen ``Son Kredi`` operasyonunda gözaltına alınan Nergis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Şankaya ile Nusret Yılmaz, Macit Safi ve İsmail Hakkı Helvacı, ``suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak``, ``hayali ihracat yapmak`` ve ``usulsüz teşvik kredisi almak`` suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Diğer sanıklar Mustafa Çağlar, Şenol Şankaya, İlker Yeğin, Necmi Yeşilova ve Ahmet Gülmeriç ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bu arada, nöbetçi mahkeme, halen Kartal Cezaevi`nde tutuklu bulunan Cavit Çağlar ile eski Şişli Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk`ün eşi Orhan Aslıtürk ve Muhammet Ciğer hakkında da gıyabı tutuklama kararı verdi.

SEDAT PEKER DGM'DE ...



İstanbul ve Datça`da yürütülen operasyonlar sonucu gözlem altına alınan Sedat Peker ile kardeşi Atilla Peker`in de aralarında bulunduğu 14 kişi, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı`na sevk edildi.

``4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu`na muhalefet ettikleri`` gerekçesiyle yaklaşık 1 yıldır sürdürülen çalışma sonucu gözaltına alınan Sedat Peker, kardeşi Atilla Peker ile yakın adamlarından Mecnun Odyakmaz ve diğer 11 kişinin sorgusu, İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü`nde tamamlandı.

Sabah saatlerinde şubeden çıkarılarak Haseki Hastanesi`nde sağlık kontrolünden geçirilen Sedat Peker ile beraberindekiler, daha sonra İstanbul DGM`ye götürüldüler.
Bu arada, gözlem altına alınan, ancak çıkar amaçlı suç örgütüyle bağlantısı olmadığı belirlenen bir kişinin, şubeden serbest bırakıldığı öğrenildi.

TANTAN İZ BIRAKTI...



Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, Sadettin Tantan`ın, Devlet Bakanlığı görevinden istifasıyla ilgili olarak, ``Bütün bakanları, bütün yetkilileri verimli istiyorum ben. Ama verimli olanı da göndermek doğru değil`` dedi.

Sabancı, Tantan`ın İçişleriBakanlığı görevinden alınarak, Devlet Bakanlığı`na getirilmesi gibi gündemde iz bırakan bir çok iş olduğunu belirtti. Bakanlar Kurulu`nda tüm bakanların uğraş verdiğini ve hepsine teşekkür ettiğini dile getiren Sabancı, ``Ama Tantan ayrı bir iz bırakmıştı. Toplumda bu insanı daha yüreklendirerek, daha ileri görevemi getirmeliyiz, yoksa daha geriye mi götürmeliyiz? Bunu anlamak mümkün değil`` dedi.

Özel sektörde bir yetkilinin daha iyi iz bırakması, verimli olması ve işi daha ileriye götürmesi halinde ona ``aferin`` dendiğini dile getiren Sabancı, şunları kaydetti: ``Bu, insanları yüreklendirir. Tersi, insanları kırar, dinamizmi köstekler. Başarılı adam kimse, onun yanında olmalıyız, yüreklendirmeliyiz, fırsatlar vermeliyiz. Dünyada bir yanlış olduğu zaman, hemen parti liderliğinden, bakanlıktan, genel müdürlükten, ne görevi varsa bırakılıyor. Bizim gündemimizde bu yok. Kimse ayrılmıyor.Koltuğa oturan hiç yerinden kalkmıyor. Neyse ki Devlet Bakanı Yüksel Yalova istifa etti. `Gidiyorum` dedi. Darısı inşallah bundan ders alacak adamların başına.

YILMAZ: NO SÜRPRİZ



ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, İçişleri Bakanlığı`ndan Devlet Bakanlığı`na atandıktan sonra istifa eden Sadettin Tantan`ın yerine ``makul bir sürede`` atama yapacağını bildirdi.

Yılmaz, TBMM kulisinde gazetecilerin Tantan`ın istifasını nasıl değerlendirdiğini sormaları üzerine, ``No sürpriz`` dedi. Bir gazetecenin,`` Üzüldünüz mü?`` sorusuna da Yılmaz, ``No comment`` karşılığını verdi.

Mesut Yılmaz, gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanlığına Mehmet Keçeciler`in vekalet edeceğini söyledi. Yılmaz, makul bir sürede yeni Devlet Bakanı`nın atamasını yapacağını kaydetti.

SAPANCA'DA TEPKİ BÜYÜYOR...



Devlet Bakanlığı`na atanan Sadettin Tantan`ın bu görevinden ve partisinden istifa etmesinin ardından, memleketi Sapanca`da ANAP İlçe Merkezi`nin tabelası indirilerek kırıldı. Tantan`ın İçişleri Bakanlığı görevinden Devlet Bakanlığı`na atanmasını protesto eden ANAP İlçe yöneticileriyle çok sayıda Sapancalı, parti merkezi önünde toplandılar.

Bakan Tantan`ı ilçeye gelişinde karşılamak üzere bekleyişlerini sürdüren topluluk, Tantan`ın bakanlık görevi ile partiden istifasını açıklamasının ardından binaya çıkarak tabelayı indirdi. Bina önüne atılan tabela üzerine çıkarak kıran kalabalık, ``Türkiye Bakanıyla gurur duyuyor`` ve ``Böyle bakan bir daha gelmez`` şeklinde slogan attılar.

Tabelanın indirilmesi sonrasında açıklama yapan ANAP İlçe Başkanı Yaşar Serdaroğlu, Yönetim Kurulu`nun, Kurtköy ve Kırkpınar belde örgütleri ile ilçedeki tüm üyelerin partiden istifa ettiğini açıkladı. Serdaroğlu, Tantan`ın yarın ilçeye geleceğini ve kendisine TEM otoyolunun Sapanca turnikelerinde karşılama töreni düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

ÇİLLER TANTAN'A SAHİP ÇIKTI ...



DYP Genel Başkanı Tansu Çiller,hükümetteki revizyonu değerlendirirken, ``İçişleri Bakanlığı`na yapılan yeni atama, kamu vicdanında (mutlaka dediklerini yapacak bir adam) olarak yerini almıştır`` dedi.

Çiller, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, kamuoyuna, eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan`ın ``dürüst bir kişi olarak yolsuzlukların siyasi sorumlularını da ortaya çıkaracağı`` beklentisinin hakim olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

``Ancak gelinen noktada öyle gözüküyor ki, sayın eski İçişleri Bakanı`nın yaşadığı durum, son derece zor bir ortamı kamu vicdanında görüntülemiştir. Nedir bu? Patronun içinde olduğu bir siyasi ortamda hırsızları yakalaması istenen ve beklenen bir insan konumu. Düşünün ki, patronlar üstte ve bu işin içinde ve kendisine de bütün kamuoyu tarafından (işte bunun siyasi sorumlusunu bulup çıkarın) deniyor. Kamu vicdanında görülen o ki, kendisi bir baskıyla karşı karşıya. Bütün bunların sonucunda kamu vicdanı bir tarafa bırakılıyor ve İçişleri Bakanlığı`na yeni bir atama yapılıyor. Bu atama, kamu vicdanında (mutlaka dediklerini yapacak bir adam) olarak yerini almıştır. Bunu değiştirmek mümkün değildir. Öyle veya böyle, gelinen noktada algılamabu olacaktır. Bu sadece siyasetin, hukukun, ahlakın iflası değil, anayasal düzenin ve demokrasinin iflasına giden yoldur.``

TANTAN'DAN ÇİFTE İSTİFA...



İçişleri Bakanlığı'ndan Devlet Bakanlığı'na atanan Sadettin Tantan, bugün hem bakanlıktan hem de ANAP'tan istifa edecek. İçişleri Bakanlığı'ndan alınmasını Mesut Yılmaz'ın kendisine karşı tavrından kaynaklandığını öne süren Tantan'ın, "Artık Mesut Yılmaz'ın genel başkanlığındaki partide kalmam mümkün değil. Hem bakanlıktan hem de ANAP'tan istifa edeceğim" dediği öne sürülüyor.

Bakanlıktan istifasını Başbakan Ecevit'e vermesi beklenen Tantan'ın ANAP'tan istifasını ise faksla ANAP Genel Merkezi'ne göndermesi bekleniyor.

DERVİŞ, BANKACILARI TOPLADI ...



Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türkiye Bankalar Birliği üyesi bankaların genel müdürleri ve üst düzey yöneticileri ile İstanbul`da biraraya geldi. Çırağan Sarayı`nda basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda, Devlet Bakanı Derviş`in güçlü ekonomiye geçiş programını anlatacağı kaydedildi.

Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, toplantıya tüm bankaların genel müdürlerinin davet edildiğini belirterek, 60`a yakın genel müdür ve genel müdür yardımcısı düzeyindeki banka yöneticisinin toplantıya katılacağını bildirdiğini söyledi.

Uygulanan ekonomik programın ilk kez bankacılık sektöründe bu kadar geniş bir düzeyde ele alındığına dikkat çeken Keskin, bir önceki uygulanan programa ilişkin olarak benzer bir toplantının Recep Önal`ın ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı döneminde de yapıldığını hatırlattı.

ULUSOY, AĞIR CEZALIK...



Gençlik ve Spor Genel Müdürü Kemal Mutlu, Türkiye-Azerbaycan milli maçında yaşanan protokol tribünü krizi nedeniyle Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı`na suç duyurusunda bulundu. Kemal Mutlu başvurusunda, Haluk Ulusoy`u ``hükümetin manevi şahsiyetini ve bakanlıkları alenen tahkir ve tezyif etme suçunu`` işlediğini savundu.
Mutlu, devlet erkanının protokol tribünlerinde yer aldığını ve uluslararası organizasyonlarda milli marşların ve tüm resmi seremonilerin protokol tribünü önünde, sporcuların yüzleri onlara dönük olacak biçimde yapıldığını ve tüm dünyada uygulamanın bu doğrultuda olduğunu ifade etti.
Bunun, protokol tribününde yer alan kişilerin kişiliklerinden çok devlete ve söz konusu kişilerin temsil ettikleri devlet organlarına duyulan saygının bir ifadesi olduğunu kaydeden Mutlu, şöyle devam etti:

``3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu`nun Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun`un 14.04.2000 tarih ve 4563 sayılı kanunla değişiklik 23. maddesinin 4. fıkrasında ise protokol tribünlerinin kullanılmasında kişi sayılarının belirlenmesi ve protokol yönlendirmesinin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü talimatları dahilindeil ve ilçe müdürlüklerince yapılacağı hükme bağlanıyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasında yapılan milli maçta ise resmi seremoni, devlet erkanı ve hükümeti temsilen Devlet Bakanı Fikret Ünlü`nün de bulunduğu protokol tribününe değil, ters yöndeki tribüne dönülerek icra edildi.``
Mutlu, olayın uluslararası bir müsabakada, UEFA ve FIFA temsilcileriyle, Azerbaycan delegasyonu önünde meydana gelmiş olması nedeniyle devletin onurunun alenen rencide edildiğini vurguladı.

GÖZLER IMF'DE..



Uluslararası Para Fonu IMF İcra Direktörleri Kurulu`nun, Türkiye`nin yeni ekonomik programından oluşan niyet mektubu ve ilgili finans paketini, TSİ bu akşam saatlerinde onaylaması bekleniyor. IMF İcra Direktörleri`nin, TSİ akşama doğru başlaması beklenen toplantısında, Türkiye`nin ekonomik programı tek gündem maddesi olarak görüşülecek. Toplantının ardından, niyet mektubunun kabul edildiğine ilişkin resmi bir açıklamanın yayınlanacağı belirtildi. Onay işleminin ardından, Türkiye için hazırlanan finans paketi çerçevesinde, ilk kredi diliminin Ankara`ya ulaştırılmasının önü açılacak. Devlet Bakanı Kemal Derviş, bu çerçevede Mayıs içinde Türkiye`ye ulaşması beklenen miktarın yaklaşık 3.9 milyar dolar olduğunu belirtmişti. Bu aşamanın ardından, Türkiye`nin niyet mektubunda belirtilen kriterleri karşılamasına bağlı olarak yeni kredi dilimleri belli ağırlıklarla Türk hükümetinin kullanımına sunulacak.

ECEVİT: POLEMİĞE GİRMEM



HATAY'A SEL FELAKENİNİN YARATTIĞI TAHRİBATI İNCİLEMEK ÜZERE HATAY'A GİDEN BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT HAVAALANINDA GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI.ANAP GENEL BAŞKANI MESUT YILMAZ VE ANKARA DGM SAVCISI TALAT ŞALK ARASINDAKİ TARTIŞMALARLA İLGİLİ SORUYA'' BEN POLİMİKLERE GİRMEM, ADALET VE YARGI BU POLEMİKLERİN DIŞINDA KALMALIDIR'' DEDİ.

FP BUGÜN SÖZLÜ
SAVUNMA VERECEK



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, geçtiğimiz hafta sözlü açıklamalarda bulunmuştu. FP`nin sözlü savunmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Heyeti gerek görürse, davanın raportörü Mehmet Turhan, ek iddianameye ilişkin ek rapor hazırlayacak. Daha sonra Başkan Mustafa Bumin`in belirleyeceği günde dava görüşülmeye başlanacak.
Emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 7 Mayıs 1999`da FP`nin, ``laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği`` ve ``kapatılan RP`nin devamı olduğu`` gerekçesiyle kapatılması istemiyle dava açmış ve kapatma davasından bir gün önce partisinden istifa eden İstanbul Milletvekili Aydın Menderes dışındaki FP`li milletvekillerinin tümünün milletvekilliklerinin sona erdirilmesini istemişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da göreve başladıktan sonra, Anayasa Mahkemesi`ne ek iddianame göndererek, FP`nin 1. Olağan Kongresi`ne ilişkin kasetleri delil olarak göstermiş ve FP`nin kapatılan RP`nin devamı olduğu gerekçesiyle kapatılmasını istemişti.

Kanadoğlu, FP`nin kurucularına 5 yıl süreyle siyasi yasak getirilmesini, bu kuruculardan milletvekili olan İsmail Alptekin ve Mehmet Özyol`un milletvekilliklerinin sona erdirilmesini istemişti. Yüksek Mahkeme, 7 Şubat`ta yaptığı toplantıda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu`nun ``ek iddianamesini`` ana davayla birleştirme kararı vermişti.

EGE'DE GEMİ KAZASI..



Yunan radyo ve televizyonlarının haberlerinde, saat 22.10 sıralarında meydana gelen kazada, Kithira adaları ile Elafonisi Adası arasında seyreden 1`i Yunan bandıralı 2 geminin çarpışması sonucunda, kimliği belirlenemeyen diğer geminin kaybolduğu belirtildi. Kazayı hafif hasarla atlatan ``Zini`` isimli Yunan gemisinin yoluna devam ettiği belirtilen haberlerde, kaybolan gemiyle ilgili arama çalışmalarının ise, Yunanistan Hava Kuvvetleri`ne ait bir C-130 tipi askeri uçak ve kıyı güvenlik botları tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

TELEKOM TAMAM AMA!..



IMF'in 15 milyar dolarlık kredi için 'olmazsa olmaz' koşul olarak öne sürdüğü Türk Telekom'un özelleştirilmesine ilişkin yasa önceki gün Meclis'ten jet hızıyla geçti. Yasanın yürürlüğe girmesi için önünde birkaç aşama daha var. Onlardan ilki Cumhurbaşkanı Sezer... Ulaştırma Bakanlığı hukukçuları, yasanın Sezer'den döneceğine kesin gözüyle bakıyorlar.
Sezer'in Anayasa Mahkemesi üyesi olduğu 1994 yılında, Telekom'un özelleştirilmesine ilişkin yasaya muhalefet şerhi koyduğuna dikkat çeken hukukçular, son Telekom Yasası'nda da Anayasa'ya aykırılıklar bulunduğu görüşünde. Bakanlık bürokratlarına göre Anayasa aykırılık taşıyan maddelerden biri 'yetki devri'. Bürokratlar, Devlet Bakanı Derviş ile MHP'li Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ü karşı karşıya getiren 'yetki devri'nin Anayasa'ya aykırılığı konusunda Hazine'yi uyardıklarını, ancak ikna edemediklerini söylediler.

Bürokratlar, 'Bazı yetkiler bağımsız kurumlara devredilebilir ancak lisans devrinde özellikle imtiyaz sözleşmelerinde taraf devlettir. Bu Anayasa'da açıkça belirtilmiştir. Bağımsız kurumlar (Telekomünikasyon Kurumu) devlet adına iş yapamazlar, bu Anayasa'ya aykırı olur' dediler. Yine Ulaştırma Bakanlığı bürokratlarına göre, yasadaki Geçici 2'nci Madde de Anayasa'ya aykırı.

DSP'DE GÖREVLENDİRME..



DSP`nin 29 Nisan Pazar günü yapılan 5. Olağan Kurultayı`nın ardından toplanan Parti Meclisi`nce boş bırakılan Genel Sekreter Yardımcılıklarına, İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız ile Manisa Milletvekili Hasan Gülay`ın getirilmesi kararlaştırıldı.
Kurultay`dan sonra Genel Başkan Bülent Ecevit başkanlığında toplanan Parti Meclisi (PM), Genel Başkan Yardımcılıklarına Rahşan Ecevit, Tayfun İçli ve Zeki Sezer`i, Genel Sekreterliğe Hayri Diri`yi, Genel Saymanlığa da Mecit Şekercioğlu`nu seçmişti. Yağız ve Gülay`ın genel sekreter yardımcılıklarına getirilmesiyle Genel Başkan Ecevit başkanlığındaki 8 kişilik DSP Başkanlar Kurulu`nun oluşumu tamamlandı.

ERÇEL, SUÇLU BULUNDU



Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, hakkında görevini kötüye kullandığı suçlamasıyla Başbakanlık Denetleme Kurulu'nun başlattığı ön inceleme raporunda suçlu bulundu. Devalüasyon öncesinde 4 milyar dolar satarak ve kendi şahsi hesabındaki 52 milyar lirayı dövize çevirmekle suçlanan Erçel'e bu karar tebliğ edildi. Merkez Bankası eski başkanının bu karar itaraz hakkı var. İtiraz sonrasında Erçel'le ilgili nihai kararı Danıştay verecek.

ÖĞRENCİLER BABA'YI TERLETTİ.



Türkiye`nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, sahibi oldukları bankaların içini boşalttıkları iddiasıyla tutuklu bulunan yeğeni Murat Demirel ile işadamı Cavit Çağlar`ın yargının elinde olduğunu belirterek, ``Bankaları boşaltmışlarsa, Türkiye Cumhuriyeti`nin adil kanunları, hakimleri var, gerekli cezayı verirler`` dedi.

Demirel, Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Salonu`nda Demokrat Parti`yi 51 yıl önce iktidara taşıyan 14 Mayıs 1950 seçimlerini konu alan bir konferans verdi.

14 Mayıs 1950 tarihinin Türk siyasi hayatındaki önemini anlatan Demirel, 78 yıllık Cumhuriyetin 50 yılına çeşitli safhalarda şahit olduğunu söyledi. Siyasi partilerin demokratik cumhuriyetin ön koşulu olduğunu belirten Demirel, bir milletin hür iradesiyle ehil kimseleri iktidar edeceğine inanılmıyorsa, bu sistemin işlemeyeceğini savundu. Demirel, ``Demokratik rejim, yani halkın hür iradesiyle kendi geleceğini tayin etme hadisesi, halkın doğru yaptığına inançla yürüyecektir`` dedi. Demirel, ülkenin bunalımlarının ancak halkın hakimliğinde çözülebileceğini, bunalım zamanında mutlaka halka gidilmesi gerektiğini savunarak, ``Halkı üstün irade saymak ve onun iradesinin üstüne çıkmamak gerekir`` diye konuştu.

ANNELER GÜNÜNDE
ANNE KATİLİ OLDU..



14 yaşındaki ortaokul öğrencisi M.K.Ş.'nin bu fotoğrafı çekildiğinde elleri ve dudakları titriyordu. Konuşurken zorlanıyor, kesik kesik cümleler kuruyordu. Ağlamaktan göz pınarları kurumuştu. Pantolonu ve bembeyaz gömleği kanlar içindeydi. Kana bulanmış elleri de kelepçeliydi. Çünkü o dün, Anneler Günü'nde, annesini öldürmüştü. Hem de boğazını keserek...

Aşığıyla yakaladı
Anne katili olan M.K., bir süre önce babasından ayrılan annesi Hülya Şahin ile birlikte yaşıyordu. Annesinin boşandıktan sonra eve erkek aldığı ve kötü yola düştüğü söylentileri yayılmıştı. O bunlara kulak asmıyordu ama önceki gece annesini aşığıyla yakaladı. Tartışmaya başladılar. Anne Şahin kapıyı çarpıp çıktı. M.K da mutfaktan kaptığı bıçakla annesinin peşinden gitti...

Pişmanim ama...
Tartışma sokakta da sürdü. Ana-oğul bir anda boğuşmaya başladı. Bıçağı annesine saplayan M.K, hıncını alamadı. Hiç acımadan annesinin boğazını kesti. 32 yaşındaki Hülya Şahin olay yerinde öldü. Polis tarafından gözaltına alınarak karakola götürülen M.K., 'Eve erkek almıştı. Onu böyle yakalayınca gururuma yediremedim. Pişmanım ama namusumu temizledim' dedi...

DERVİŞ'İN YOĞUN GÜNÜ...



Devlet Bakanı Kemal Derviş, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca ile görüştü.BDDK binasında gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 saat 20 dakika sürdü. Görüşmeye Hazine Müsteşarı Faik Öztrak da katıldı.

Bu arada sabah Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Maliye Bakanı Sümer Oral ve Türk-İş Başkanı Bayram Meral ile birlikte toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin Başbakanlık`taki toplantıya katılacak olan Derviş, Bakanlar Kurulu`nun ardından öğleden sonra Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından kabul edilecek.


EKONOMİK KRİZ KÖYE DÖNÜŞÜ HIZLANDIRDI..



Kriz nedeniyle İstanbul'dan kaçan kaçana... Belediye Depremden sonra bile böyle göç yaşanmadı diyor. Taşı toprağı altın diye İstanbul'a koşanlar, krizde işlerini kaybedip kirayı bile ödeyemeyecek duruma düşünce tersine göç başlattı. Hergün onlarca aile umutlarını İstanbul tepelerinde bırakıp memleketlerine dönüyor.
Yoksullara dönüş yardımı yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden, günde ortalama olarak 20 aile nakil parası, 30 kişi de otobüs bileti parası istiyor.

DEUTSCHE BANK BAŞKANI BREUER: ``TÜRKİYE`YE GÜVENİYORUZ``DEDİ!!



Sabancı Üniversitesi`nde öğrencilere bir konferans veren Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rolf Breuer, ``Türkiye`ye güveniyoruz`` dedi. Breuer, ``Global Mali Piyasalar`` konulu basına kapalı konferansı sırasında, Türkiye`nin yeni ekonomik programını doğru bir adım olarak nitelendirdiği ve ``Türkiye`ye güveniyoruz`` dediği öğrenildi. Bu arada, Devlet Bakanı Kemal Derviş, Sabancı Üniversitesi`nden ayrıldıktan sonra, ekonomist Prof. Dr. Asaf Savaş Akat`ın Yeniköy`deki dairesine gitti.

Kartal VIP cezaevi



Kartal Cezaevi...Şu sıralar hayal bile edilmeyecek isimlerin yeni adresi. Birbirinden ünlü ve zengin onlarca işadamı burada kalıyor. Dün onlara Egebank davasının sanıklarından Murat Demirel ile Nail Keçili de katıldı. İstanbul DGM'de görülen Egebank Davası'nın iddianamesinde, Murat Demirel'in, isnat edilen 7 ayrı suçtan toplam bin 891 yıl 6 ay ile 4 bin 727 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Nail Keçili'nin ise 6 aydan başlayan ağır hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Artık sıradışı bir cezaevine dönüşen Kartal'da kimler yok ki... Eski bakanlardan Cavit Çağlar, Sabah Gazetesi sahibi Dinç Bilgin. Yurtbank'ın eski sahibi Ali Balkaner, Sümerbank'ın eski sahibi Hayyam Garipoğlu, 'zeytin kralı' Erol Evcil, 'emlak kralı' Nevzat Ak, Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan... Cezaevi sakinleri bu kadar zengin olunca, haliyle cezaevinin önü de lüks otellerin önünü andırır oldu. Birbirinden lüks otomobillerden geçilmiyor. Her görüş gününde giyisileri ve takılarıyla normal cezaevi görüşçüsünden farklı onlarca insan lüks otomobillerinden inip, belki de ilk kez bir cezaevinin içine giriyor. Onlar ziyaretlerini yaparken, şöförleri ve korumaları da dışarıda bekliyor.

ÇAĞLAR'A 72 TRİLYONLUK HACİZ!



Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu`na (TMSF) devredilen İnterbank, bankanın eski sahibi Cavit Çağlar`ın da aralarında bulunduğu 19 eski yönetici aleyhine, bankayı 1 katrilyon 383 trilyon 495 milyar 879 milyon 336 bin lira ve 52 milyon 296 bin 756 dolar zarara uğrattıkları gerekçesiyle alacak davası açtı.

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi`ne başvuran İnterbank avukatlarının hazırladığı dava dilekçesinde, bankanın eski Yönetim Kurulu Başkanı Cavit Çağlar ile yönetim kurulu üyeleri Erman Yerdelen,Şerif Ercan, Şükrü Esat Erkuş, Çetin Ersarı, Ali Sedat Ünal, Osman Kayışoğlu, Memduh Yaşa, İzzet Reha Poroy, Teoman Koman, Yeşim Hattat, Nedim Ölçer, Naci Ayhan, Osman Oy, Etnem Naci Başerdem, denetçiler Murat Eroğlu, Tezer Öcal, Abdullah Soydaş ve Metin Tosun`un, bankayı 1katrilyon 383 trilyon 495 milyar 879 milyon 336 bin lira ile 52 milyon 296 bin 756 dolar zarara uğrattıkları belirtildi.

Bankanın hakim hissedarı olan Nergis Grubu`na kanun ve usule aykırı olarak doğrudan ya da dolaylı kullandırılan kredilerden yönetim kurulunun sorumlu olduğu belirtilen dilekçede, Hazine Müsteşarlığı`nın 10 Aralık 1997 tarihinde banka yönetimine bir yazı göndererek, çeşitli tedbirlerin alınmasını, grup kredilerinin dondurulmasını istediği ve yönetiminde grup kredilerinin dondurulacağı yönünde taahhüt verdiği kaydedildi.

İNÖNÜ, SER VERİYOR, SIR VERMİYOR



Prof. Dr. Erdal İnönü, CHP`den istifa ederek solda yeni bir parti oluşturulması için başlatılan çalışmaların içinde yeralan Murat Karayalçın ile Anadoluhisarı`ndaki yalısında yaptığı görüşme konusunda, ``Ben siyasetteyken de kapalı odada konuştuklarımızı söylemezdim. Şimdi siyaset dışındayken hiç söylemem`` dedi.

Acıbadem`deki Doğuş Okullar Grubu`nca düzenlenen ``1. BilimŞenliği``nin açılışına katılan Prof. Dr. Erdal İnönü, basın mensuplarının solda yeni parti oluşumu konusundaki sorularıyla karşılaştı.

Prof. Dr. İnönü, şenliğe gelişinde basın mensuplarının bu konudaki sorularına, ``Sorun ama, cevap alamazsınız. Onun için üzülmeyin. Hiç kendinizi üzmeyin. Birşey söylemiyorum`` diye cevap verdi.

DERVİŞ YARIN CHP'DE..



Devlet Bakanı Kemal Derviş, yarın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile görüşecek. ABD`deki temaslarını tamamlayarak Almanya`ya hareket eden Kemal Derviş, bu gece geç saatlerde Ankara`ya dönecek. Derviş, yarın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal`ı CHP genel merkezinde saat 13.00`de ziyaret edecek. Derviş`in yarınki görüşmede, açıklanan yeni ekonomik programa ilişkin Baykal ve CHP yöneticilerine bilgi vereceği öğrenildi.

JANDARMA, ÇAĞLAR SAYESİNDE
BAYRAM YAPTI!...



Dün Kartal Cezaevinde görüş günüydü. Tabiki Cavit Çağlar'ın da ziyaretçileri vardı. Eşi Nursel Çağlar ve kızı Yasemin, Çağlar'a yaş ve kuru pasta getirmişlerdi. Fakat güvenlik gerekçesiyle pastalar içeriye alınmadı. 20 Nisan'da doğum günü olan Çağlar'ın gecikmeli de olsa doğum gününü kutlamak için getirilen pastalar, sonunda jandarmaya kaldı. Onlar da Çağlar'ın adına doğum gününü pastaları yiyerek bir güzel kutladılar!

IMF BELÇİKA TEMSİLCİSİ KIEKENS:

``EKONOMİK KRİZ, TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT...



Uluslararası Para Fonu (IMF) Belçika Temsilcisi Willy Kiekens, Türkiye`ye verilen destek ve kredinin küresel ekonomiye kazanç sağlayacağını söyledi. Belçika`nın yüksek tirajlı muhafazakar gazetesi ``La Libre Belgique``, bugünkü baskılarında Türkiye`ye geniş yer ayırırken, Kiekens`in görüşlerini de yansıttı.
Türkiye`de yaşanan krizin ``iyi bir kriz`` olarak da algılanabileceğini ve olumlu sonuçlar getireceğini savunan gazete, Willy Kiekens`in, ``Bu kriz son derece ciddidir ancak Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlamlaştırılması açısından gerçek fırsatlar da içermektedir`` sözlerini yansıttı. Kiekens, gazeteye yaptığı değerlendirmede, ``Geçen hafta Türkiye`ye vermeyi kararlaştırdığımız 10 milyar dolarlık kredi, daha önceden verilmiş 10 milyara ekleniyor. Bu, Kore`den sonra, IMF tarafından bir ülkeye verilen en büyük miktardır.
Bu kredinin, küresel ekonominin dengesi açısından verimli olacağını, çok kazanç sağlayacağını düşünüyoruz`` dedi. Kiekens, bir soru üzerine, ``Elbette bir bağış değil, kredi söz konusudur`` diye konuştu ve Türkiye`nin gerileme yaşadığını, büyüme hızının eksi 3 olmasının beklendiğini, enflasyona karşı mücadele gerekeceğini anlattı. ``La Libre Belgique``, haberinde, Türkiye`de yaşanan krizin, ``ülkede sürdürülen temizlik sürecinde kırbaç etkisi yaptığını`` yazarak, yeni Bakan Kemal Derviş`in, yabancı yatırımcıların güven yitirmesine neden olan yolsuzluklara karşı mücadeleyi birinci plana taşıdığını belirtti.



BAŞBAKAN ECEVİT: ``MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIKLARININ KALDIRILMASI KONUSUNDA HENÜZ BİR ÇALIŞMA YAPMADIK.



Başbakan Bülent Ecevit, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliği konusunda henüz bir çalışma yapmadıklarını bildirdi. Ecevit, öğleye doğru geldiği DSP Genel Merkezi`nden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Ecevit, bir gazetecinin MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli`nin, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde çağrıda bulunduğunu hatırlatarak, ``Bu konuda bir anayasa değişikliği önümüzdeki günlerde gündeme gelebilir mi?``
sorusunu yöneltmesi üzerine, şunları söyledi: ``Bilemiyorum. Henüz o konu üzerinde bir çalışma yapmadık. Bildiğiniz gibi kanunlar, TBMM`den birbiri ardına çıkıyor. Herşey birden çıkarılamaz. Fakat, toplumun beklediği, özellikle dürüstlük açısından, yolsuzlukların önlenmesi açısından, demokratik açıdan ne kadar önemli yasa tasarısı varsa hepsi birbiri ardından geliyor.`` Başbakan Ecevit, ``Telekom`un özelleştirilmesiyle ilgili pürüzün`` giderilip giderilmediğinin sorulmasına karşılık da ``Bir iki gün içinde sonuca varılabileceğini umuyorum`` dedi.
Ecevit, bir soru üzerine de, Başbakanlık Merkez Binası`na öğleden önce gelen Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt`ın, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile görüştüğünü belirtti.



CEZAEVLERİNDEKİ ``ÖLÜM ORUCU`` EYLEMLERİ...



İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çitici, Sağmalcılar Devlet Hastanesi`nde ``ölüm orucu``nda bulunan 9 tutuklunun eylemden vazgeçirilmesi için ailelerine ulaşılmaya çalışıldığını bildirdi.
Cezaevlerindeki ``ölüm orucu`` eylemlerine ilişkin Başsavcı Ferzan Çitici, Adalet Bakanlığı`nın ``ölüm orucu`` eylemleri konusunda Acil Müdahale Merkezi olarak belirlediği Sağmalcılar Devlet Hastanesi`ndeki çalışmaların sürdüğünü söyledi. Çalışmaların İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü`nün organizasyonunda devam ettiğini anlatan Başsavcı Çitici, bu konuda ayrıntılı bilgisi bulunmadığı için açıklama yapmasının doğru olmayacağını kaydetti. Adalet Bakanlığı`nın Acil Müdahale Merkezleri`nin oluşturulacağı yönündeki açıklamasının ardından hastanede bulunan tutuklu sayısında artış olmadığını ifade eden Çitici, halen hastanede 9 tutuklu bulunduğunu ve bunların eylemlerine devam ettiklerini söyledi. Tutukluların durumunu görmek için hastaneye gittiğini belirten Çitici, ``Bana hemen, `Neden geldiniz? Eylemden vazgeçmemizi söyleyecekseniz biz eylemden vazgeçmiyoruz` dediler. Agresif bir tavır sergilediler. Ben de onlara sadece durumlarını görmek için geldiğimi söyledim.
Hepsi cezaevlerine geri dönmek istiyor`` dedi. Yetkililere, 9 tutuklunun ailelerinin adresinin tespit edilmesi yönünde talimat verdiğini belirten Çitici, bu tutukluların aileleriyle görüşüp, çocuklarını bu eylemden vazgeçmeleri için ikna etmelerini söyleyeceğini anlattı. Tutukluların bazı yakınlarının yetkililer tarafından kendisine yönlendirildiğini, ancak yanına gelen olmadığını belirten Başsavcı Çitici, tutukluların tıbbi müdahale kabul etmediklerini, ancak şu an için sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi



İSTANBUL`DA 1 MAYIS...


Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve KESK tarafından İstanbul`da düzenlenen 1 Mayıs mitingi, sona erdi. Mitinge katılan sendika, siyasi parti ve çeşitli demokratik kitle örgütlerine üye gruplar, Perpa, Şişli ve Kağıthane yönlerine doğru dağılıma geçti. Çağlayan Meydanı`nda gerçekleştirilen miting, saat 14.00`de tamamlandı. Saat 12.30`dan itibaren dağılmaya başlayan küçük grupları, saat 13.45`ten itibaren kalabalık sendika, siyasi parti ve çeşitli demokratik kitle örgütü grupları izledi.
Bazı gruplar çevrede hazır bekletilen otobüslere binerken, bazıları da Şişli, Mecidiyeköy, Perpa ve Kağıthane yönüne doğru ilerleyerek dağılımı sürdürdü. Güvenlik kuvvetleri ise dağılıma geçen grupları herhangi bir izinsiz gösteri olasılığına karşılık izlemeyi sürdürüyor.

MİTİNGTEN NOTLAR... Yaklaşık 2 saat süren mitinge katılanlar, ``Yaşasın 1 Mayıs``, ``Emeğin birliği sermayeyi yenecek``, ``Ekmek yoksa, barış da yok``, ``Bağımsız yargı, kuşkusuz adalet``, ``Hükümet istifa``, ``Ne IMF, ne Derviş, genel grev, genel direniş``, ``Sermaye mezara, emek iktidara`` şeklinde sloganlar atıp, hükümeti istifaya çağıran döviz ve pankartlar taşıdılar. 1977 ve 1996`daki 1 Mayıs gösterileri sırasında hayatını kaybeden 40 kişinin isminin yer aldığı büyük boy bir pankart taşınırken, ölenler için de saygı duruşunda bulunuldu. Alanda, 1 Mayıs 2001 Düzenleme Kurulu`nun belirlediklerinin dışında, farklı parti ve gruplar tarafından çeşitli sloganlar atıldı. Bunun üzerine Kurul Başkanı Murat Tokmak, sık sık bu grupları uyardı.

Bir grup HADEP`li, Kürtçe slogan atıp zılgıt çekti. ``Komünist Partisi`` pankartıyla yürüyen ve SİP`lilerden oluşan iki grup, konuşmalar yapılırken slogan atmaları ve konuşmaları üzerine kürsüden uyarıldılar. Miting alanındaki HADEP ile ÖDP`liler arasında yer paylaşımı konusunda kısa süreli gerginlik yaşandı. Halayların çekildiği ve 1 Mayıs Marşı`nın söylendiği mitingde, sanatçılar Onur Akın, Mehmet Gümüş ve Ferhat Tunç da türküleriyle kalabalığı coşturdu. Sanatçı Ferhat Tunç kürtçe bir türkü söylerken, HADEP`li kadınlar halay çekti. Konuşma yapan sendikacıların zaman zaman yuhalandığı, hükümetin de 3 dakika süreyle alkışlarla ve ıslıkla protesto edildiği miting, saat 14.00`de Düzenleme Kurulu`nun uyarısı üzerine sona erdi. Grupların miting alanından olaysız dağılması sırasında yaşanan izdiham nedeniyle bayılanlar ve kaybolan çocuklar, konuşmaların yapıldığı otobüsün yanına getirildi. Bu arada mitingin sona ermesinin ardından bir grup, ``F tipi cezaevleri kapatılsın, ölüm oruçları sona erdirilsin`` yazılı pankart açtı. Mitinge, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, CHP eski milletvekillerinden Ercan Karakaş ve Mehmet Sevigen, CHP İstanbul İl Başkanı Ali Topuz, sanatçı Berhan Şimşek, ressam Bedri Baykam ile çok sayıda demokratik kitle örgütü ve sendikanın temsilcileri katıldı.

TAKSİM`DEKİ İZİNSİZ GÖSTERİYE MÜDAHALE Öte yandan Taksim Meydanı`na gelen 2`si kadın 6 kişi, Kürtçe ve Türkçe yazılı ``Yaşasın 1 Mayıs`` pankartı açmak istedi. Sloganlar da atan grup, güvenlik kuvvetlerince gözlem altına alındı.


İŞÇİ GİTTİ, TERÖRİSTLER GELDİ...



Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve KESK tarafından İstanbul`da düzenlenen 1 Mayıs mitingine katılmak amacıyla yürüyüş halinde olan kortejde, yasadışı gruplar da yer aldı. Piyalepaşa Bulvarı üzerinden Çağlayan Meydanı`na doğru yürüyen kortejde ``Devrimci Çözüm`` pankartı altında bulunan bir grubun, yüzlerini kırmızı bez parçalarıyla örttükleri ve yasadışı DHKP/C örgütü lehine sloganlar attıkları gözlendi. Grupta yer alan bazı kişilerin ellerinde demir boru ve sopa olduğu görüldü. Söz konusu grup, HADEP kortejiyle birlikte miting alanına girdi.

HADEP kortejinde yer alan bir grubun ise ağırlıklı olarak beyaz renkte gömlek ve tişört, siyah pantolon giydikleri ve idam cezasına çarptırılan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar attıkları dikkat çekti.

Aynı grup içerisinde bulunan ve yüzünü ``Poşu`` ile kapatan bir kişi de, terör örgütünün sözde bayrağı ile örgütün elebaşı Öcalan`ın fotoğrafını havaya kaldırarak yürüdü.

``Tohum Kültür Merkezi`` pankartı altında toplanan başka bir grup da, boyunlarında tek tip fularlar olduğu halde yasadışı TKP/ML-TİKKO örgütü lehine sloganlar attı.
``Tohum Kültür Merkezi``, ``Devrimci Demokrasi Gazetesi``, ``Partizan Gençlik`` ve ``Devrimci Parti Güçleri/Leninist Devrimciler`` pankartları taşıyan gruplar ise cezaevlerindeki ``ölüm orucu`` eylemlerine destek amacıyla, Piyalepaşa Bulvarı üzerinde 5 dakikalık oturma eylemi yaptılar.

Miting alanında bulunan bazı ÖDP`liler de, 1 Mayıs 2001 Düzenleme Kurulu`nun belirlediğinin dışında sloganlar atınca, kürsüden yapılan anonslarla uyarıldı. Bu sırada grup içerisinde kısa süreli arbede yaşandı.

Öte yandan miting alanından bazı küçük gruplar, saat 12.30`dan itibaren dağılmaya başladılar.

KAMU BANKALARI RAHATLAYACAK




Hazine, 1 Mayıs 2001 tarihi itibariyle kamu bankalarında zarar oluşturacak görev verilmesi uygulamalarına tamamiyle son verildiğini açıkladı.Hazine, kamu bankalarında bugüne kadar meydana gelen zararların, bankaların mali bünyeleri dikkate alınarak nakit ve tahvil verilmek suretiyle Mayıs`ın ilk yarasında tamamiyle tasfiye edileceğini bildirdi.

Hazine`den yapılan yazılı açıklamada, ``Türkiye`nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı``nın en önemli ayağını bankacılık sektöründeki reform çalışmalarının oluşturduğu belirtilerek, Türk bankacılık sisteminin yüzde 40`ını kamu bankalarının oluşturduğu dikkate alınarak, reform çalışmalarına öncelikle kamu bankalarından başlanıldığı kaydedildi.

Açıklamada, kamu bankalarının mali yapılarındaki bozulmanın temelini 1984 yılından itibaren istihsal edilmiş sayıları 100`e yakın olan Bakanlar Kurulu Kararları ile verilen görevlerin sonucu ortaya çıkan görev zararlarının oluşturduğuna dikkat çekilerek, şöyle denildi.

``Bu bağlamda, kamu bankalarındaki reform çalışmaları kapsamında, 30 Nisan 2001 tarihli mükerrer sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile görev zararlarına ilişkin bütün Bakanlar Kurulu kararları yürürlükten kaldırılmış, çok küçük bir tutarı oluşturan ve kanunlardan kaynaklanan görev zararlarının kaldırılmasına yönelik kanun tasarısı da Başbakanlığa sevkedilmiştir.

Anılan karar uyarınca, bugüne kadar meydana gelen zararlar, bankaların mali bünyeleri dikkate alınarak nakit ve tahvil verilmek suretiyle Mayıs`ın ilk yarısında tamamıyle tasfiye edilecektir.``

''BEYAZ ENERJİ''CİLER KONTR-ATAĞA GEÇTİ !! EN BÜYÜK SAVUNMALARI DA ŞÖYLE : '' HEPİMİZİ GÖZALTINA ALDINIZ, NE ENERJİ BAKANLIĞI'NDA NE DE TEDAŞ'TA İMZA ATACAK BÜROKRAT KALMADI !!! '' DOĞRULUK PAYI DA YOK DEĞİL, ENERJİ BÜROKRASİSİ KİLİTLENDİ !!!




Beyaz Enerji operasyonu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönetimini kilitledi. Milyar dolarlık projelerle ilgili herhagi bir işlem yapılamıyor. IMF ve Dünya Bankası’nın ön şart kabul ettiği TEAŞ’ın üçe bölünmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının süresi yarın doluyor. Ancak, TEAŞ’ın bölünmesine ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadı. Enerji Bakanlığı ve TEAŞ üst yönetiminden halen 6 bürokrat tutuklu bulunuyor. Operasyon 3 TEDAŞ yöneticisinin de gözaltına alınmasıyla bu kuruma da sıçradı. Bugüne kadar ifadesine başvurulan bürokrat sayısının ise 100’e yakın olduğu belirtiliyor. IMF’ye 2002 yılı sonuna kadar tamamlanacağı taahüt edilen 29 proje de bu grupta yeralıyor. Dünya Bankası ile IMF’ye taahhüt edilen işler arasında yer alan TEAŞ’ın üçe bölünmesine ilişkin çalışmalarda da ilerleme yok. Bakanlar Kurulu’nun üçe bölünmeyle ilgili öngördüğü 60 günlük süre 2 Mayıs 2001’de, yani yarın doluyor. Diğer taraftan 3 Haziran tarihine kadar oluşturulması gereken Elektrik Piyasası Kurulu’yla ilgili de çalışma yapılmıyor.

Çağlar dubleks koğuşta



Kartal Cezaevi'nde Sol A Blok'un yeni adı Etibank Koğuşu.Bilgin, Ağca'ya ait en büyük koğuşu kapmıştı... Ortağı Çağlar da hemen dibindeki 6 kişilik dublekse yerleşti...


Kadere bak... Bir zamanlar Etibank'ı paylaşan iki isim şimdi cezaevinde aynı bloğu paylaşıyor. Dinç Bilgin, tutuklandıktan sonra, Ağca'nın kaldığı Sol A Blok'taki 3 numaralı en geniş koğuşu almıştı... Çağlar, Amerika dönüşü Kartal'a yollanınca, yerleşim planı yeniden düzenlendi... İlk geceyi A-9'da geçiren Çağlar, dün 25 metrekare büyüklüğündeki 6 kişilik A-6'ya terfi etti... Eski ortağına iyice yaklaştı...

Sol A Blok'un adı 'Bankacılar Koğuşu'ydu.



Burada Etibank'ın eski sahibi Bilgin'in yanı sıra, Yurtbank'ın eski sahibi Balkaner ile Sümerbank'ın eski sahibi Garipoğlu da kalıyordu. Çağlar gelince, Etibank'ın eski sahipleri çoğunluğa geçti. Koğuşun adı da 'Etibank Koğuşu' olarak değişti. Çağlar'ın yeni adresinde 6 yatak, 1 masa, duş ve mutfak dolabı bulunuyor... Henüz istemediği için buzdolabı ve televizyonu ise yok...
Çağlar Ailesi, dün tam kadro Cavit Bey'i ziyaret etti. Eşi, oğlu, kızları ve dayısı Şükrü Şankaya cezaevinde 1 saat kaldı... Nursel Çağlar, kocası için Amerika'ya gitmiş, polis onu takip edip Cavit Bey'i yakalamıştı... O gün göremediği kocasını ancak dün görebildi... Sıkıntısı yüzüne yansıdı... İyi günde, işleri nedeniyle Cavit Bey yanında olamamıştı... Kötü günde, o kocasının yanına gitmek istemiş, fakat başaramamıştı...


İSTANBUL FACİADAN DÖNDÜ!...

İstanbul Emniyet Müdürü Kazım Abanoz,yasadışı örgüt üyesi 5 kişinin, 2 adet antitank elektronik güdüm sistemli füze, 2 adet lav silahının da aralarında bulunduğu çok sayıda silahla ele geçirildiğini bildirdi. Abanoz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü`nün Vatan Caddesi`ndeki yerleşkesinde yaptığı açıklamada, yakalanan bu kişilerin örgütün İstanbul il komitesini oluşturduklarını ve eylem hazırlığı içinde bulunduklarını söyledi.

ERSÜMER, ''GENEL KURULA ÇIKIP, HESAP VERECEĞİM'' DEDİ !!!




Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`ndan istifa eden Cumhur Ersümer, TBMM Genel Kurulu`nda konuşacağını bildirerek, ``Açıklamaların muhatabı ben değilim`` dedi. Ersümer, ANAP Grup Toplantısı`ndan önce ve toplantının bitiminde gazetecilerin yoğun sorularıyla karşılaştı. Toplantınının basına kapalı bölümünde konuşan Ersümer, bu konuşmanın içeriği konusundaki soruları da yanıtsız bıraktı. ``TBMM Genel Kurulu`nda konuşacağım`` diyen Ersümer, FP Grubu tarafından verilen Soruşturma Önergesi`nin görüşmeleri sırasında Genel Kurul`da konuyla ilgili açıklamalarda bulunacağını bildirdi. Ersümer, ``Konu ile ilgili açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?`` sorusuna karşılık, ``Bu açıklamaların muhattabı ben değilim, kimse gidip ona sorun`` dedi. Bir gazetecinin, ``Sizce de yargı siyasallaştırıldı mı?`` sorusuna, Ersümer, ``Soruşturmada herşeyi anlatacağım`` karşılığını verdi.

MÜDÜRLER ARTIK OTOBÜSE BİNECEK!...



Başbakan Bülent Ecevit imzasıyla yayımlanan genelgeyle, kamudaki taşıt savurganlığına son verildi.Resmi Taşıtlara ilişkin Genelge ile Taşıt Kanunu`nda sayılan makamlar dışındaki kamu görevlilerinin makam arabası kullanımı yasaklandı.
Böylece Müsteşar ve sayılan bazı makamlara makam aracı tahsisi öngörülürken, genel müdürler, genel müdür yardımcıları, daire başkanları gibi kamu görevlilerinin artık makam araçlarından yararlanamayacakları hükme bağlandı.

Genelge ile kamu görevlilerinin vakıf, dernek, banka, birlik, firma, şahıs gibi kuruluş veya kişilerden hibe suretiyle de olsa, taşıt kabul edemeyecekleri ve kullanamayacakları bildirildi.

Aynı şekilde, kamu taşıtlarının akaryakıt sarfiyatının asgari düzeyde tutulması amacıyla da, aylık ve yıllık bazda azami limitler getirilmesi benimsendi.

Mahkeme tutukladı ve Kartal Cezaevi'ne gönderdi...

ÇAĞLAR, DİNÇ BİLGİN'İN YANINA GİTTİ

Bu sabah Newyork'tan İstanbul'a getirilen Cavit Çağlar, Etibank soruşturmasını yürüten DGM Savcısı Ercan Cengiz tarafından sorgulandı. Hem Şişli Cumhuriyet Savcılığı'nca verilen, hem de Etibank soruşturması kapsamında hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama kararının vicahiye çevrilmesi talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Cavit Çağlar, mahkeme tarafından tutuklandı.
Kartal Cezaevi'ne gönderilecek olan Çağlar'ın burada, bir zamanlar Etibank'ta ortak olduğu Dinç Bilgin'le birlikte kalacağı öne sürülüyor. Birbirlerini daha önce Etibank nedeniyle suçlayan Çağlar ve Dinç Bilgin'in dostluklarını, bakalım cezaevi günlere geri getirebilecek mi?



ÇAĞLAR, SAVCILIK SORGUSUNUN ARDINDAN TUTUKLANMASI İSTEMİYLE MAHKEMEYE ÇIKARILDI.. ÇAĞLAR HAKKINDA ETİBANK, EGEBANK VE ŞİŞLİ CUMHURİYET SAVCILIĞI TARAFINDAN NAYLON FATURA SORUŞTURMASIYLA İLGİLİ ÇIKARILAN ÜÇ AYRI GIYABİ TUTUKLAMA KARARI VARDI.. ANCAK DGM SAVCILIĞI, ÇAĞLAR'IN ETİBANK DOSYASI VE NAYLON FATURA SORUŞTURMASI HAKKINDAKİ GIYABİ TUTUKLAMA KARARLARININ VİCAHİYE ÇEVRİLMESİNİ TALEP ETTİ
ÇAĞLAR SAVCIYA VERDİĞİ İFADEDE, ETİBANK VE EGEBANK'LA İLGİLİ OLARAK DİNÇ BİLGİN İLE YAHYA MURAT DEMİREL'İ SUÇLADI !! CAVİT ÇAĞLAR, BANKA ALIM SATIMI VE KREDİLER KONUSUNDA ''ALDATILDIĞINI'' İDDİA ETTİ..
ÇAĞLAR’IN DGM’DE VERDİĞİ İFADE.. CAVİT ÇAĞLAR, EGEBANK’TAN 7.5 MİLYON DOLAR KREDİ ALDIĞINI VE BU KREDİYİ İKİ KEZ ÖDEDİĞİNİ İDDİA ETTİ.. ÇAĞLAR, MURAT DEMİREL'İN KREDİNİN GERİ ÖDENMEDİĞİNİ SÖYLEYEREK KENDİSİNİ DOLANDIRDIĞINI İLERİ SÜRDÜ.. ÇAĞLAR’IN DGM’DE VERDİĞİ İFADE.. ÇAĞLAR, İNTERBANK’LA İLGİLİ OLARAK DA BANKAYI SATIN ALIRKEN GERÇEK ZARARIN KENDİSİNDEN GİZLENDİĞİNİ SAVUNDU.. ÇAĞLAR, İNTERBANK’I ALDIĞINDAN ZARARIN 300 MİLYON DOLAR DEĞİL 700 MİLYON DOLAR OLDUĞUNU ÖĞRENDİĞİNİ VE BANKANIN ZATEN BATIK OLDUĞUNU İDDİA ETTİ.. ÇAĞLAR’IN DGM’DE VERDİĞİ İFADE.. ÇAĞLAR, ETİBANK’IN ESKİ SAHİBİ OLMASINA KARŞIN YÖNETİM KURULUNDA YER ALMADIĞINI SÖYLEYEREK SORUMLULUĞU ÜZERİNDEN ATMAYA ÇALIŞTI.. SUÇLAMALARI KABUL ETMEYEN ÇAĞLAR, İNTERBANK ZOR DURUMDAYKEN ETİBANK’I ALMASINI DA ‘‘SORUNSUZ BİR BANKA SAHİBİ OLMAK İSTİYORDUM’’ DİYE AÇIKLADI..


DGM'DEKİ CAVİT ÇAĞLAR TAM BİR CANLI BOMBA !! HÜKÜMETİ TER BASTI !!!



Cavit Çağlar, Etibank davasından ötürü hükümet için büyük bir tehlike... Çünkü DGM Savcıları Etibank'ın satışındaki usulsüzülğü çok ciddiye alıyor. Soruşturmayı yürüten DGM Savcısı Ercan Cengiz, Çağlar'a Etibank'ı nasıl olup da aldığını soracak... Daha önce Dinç Bilgin, Cavit çağlar'ın Etibank'ı yasalara aykırı bir şekilde aldığını, kendisinin de bundan çok daha sonra haberi olduğunu söylemişti.
Dinç Bilgin'den bu açıklamaları dinleyen Savcı Cengiz, şimdi Çağlar'a aynı soruları yöneltecek. Habertürk'ün de belgelerini yayınladığı gibi, Etibank'ın satışı bürokratların olumsuz raporuna karşın Güneş Taner'in devreye girmesiyle gerçekleşmişti. Usulsüz olduğu öne sürülen bu satışın altında da, Özelleştirme Yüksek Kurulu üyeleri olarak zamanın Başbakanı Mesut yılmaz, Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit ile Işın Çelebi, Güneş Taner, Zekeriya Temizel, Yalım Erez gibi bakanların imzaları bulunuyor...
Şimdi Çağlar, büyük olasılıkla ''Onlar verdiler ben de aldım'' diyerek topu hükümete atacak. Ve ilginç bir süreç daha başlayacak !!!


Sorguya ara verildi...
ÇAĞLAR FENALAŞTI!...

İstanbul DGM'de Savcı Ercan Cengiz tarafından ifadesi alınan Cavit Çağlar, sorgu sırasında fenalaştı. Savcının odasına çağrılan doktor, şu dakikalarda Çağlar'a müdahale ediyor. Çağlar'ın tansiyonunun düştüğü, bu nedenle geçici bir süre fenalık geçirdiği ifade edildi. Doktorların izin vermesinin ardından Savcı Cengiz, Çağlar'ın ifadesini almaya kaldığı yerden devam edecek. Bu arada Süleyman Demirel'in hep yanında olan Hayri Baba da, Çağlar'a destek vermek amacıyla İstanbul DGM'nin bahçesine geldi. Hayri Baba'nın, Demirel'in isteğiyle DGM'ye geldiği öne sürüldü.

Sağlık kontrolünden sonra ifade verecek.